| GÖRME ENGELLİLER |
|
|
|
| Administrator tarafından yazıldı |
| Pazartesi, 22 Eylül 2008 18:03 |
|
A- TANIM VE SINIFLANDIRMA
a- Yasal tanıma göre; körler ve az görenler şeklinde sınıflandırılmıştır. Yapılan tanımlara göre (kör)bütün düzeltmelere rağmen iki gözle görmekeskinli ği 1/10’dan ve görüş açısı 20 dereceden aşağı olan, eğitim ve öğretim faaliyetlerinde görme gücünden yaralanmasına imkan olmayan kişilerdir. b- Az gören: Bütün düzeltmelere rağmen iki gözle görme keskinliği 1/10 ile 3/10 olan ve özel birtakım araç ve yöntemler kullanılmadan eğitim-öğretim çalışmalarında görme gücünden yaralanması mümkün olmayanlara denir. B- NEDENLERİ 1. Kalıtım (akraba evliliği) 2. Zarar görme : (enfeksiyon, göze yabancı maddenin zarar vermesi, A vitamini eksikliği) 3. Kırılma problemleri: Kırılma, gözde görüntünün retina üzerine odaklanması yeteneğidir.(hipermetrop,miyop, astigmat,katarakt ve albinizim) 4. Ağ tabaka ve Göz Siniri Problemleri: Premetüre bebekleri yaşama kavuşturmak için küvezde fazla oksijen verilmesi göz tümörleri ve şekerin yükselmesine bağlı olarak göz damarlarının çatlaması durumları olur. 5. Göz Kası Problemleri: Strabismüs (içe ve dışa kayma) ve nistegmusdur (yukarı ve aşağı) 6. Merkezi Görme Kaybı: Korteks işlevi bozukluğu: Bu durum zemin veya figürü ayıma problemleri, birbirinden ayrılan objeleri ayıramama, arka ve ön plandakileri ayırmada yeterli olamama şeklinde sonuçlanır. C- ÖZELLİKLERİ 1. Motor Gelişim: Görme bozukluğu olan çocukların motor gelişimi ve doğuştan sahip oldukları motor becerileri, gören çocuklardan farklılıkgöstermemektedir. Bununla beraber, görme bozuklu ğu olan çocuk, bozukluğunun derecesine bağlı olarak hareket etme ve keşif becerilerini faaliyete geçiremeyebilir. 2. Dil Gelişimi: Görme bozukluğu olan çocuklar sözel anlatıma düşkündürler. Monoton sesle konuşma, ses perdeleme yetersizliği vardır, daha yüksek sesle konuşurlar, beden dili kullanımı azdır. 3. Zihinsel Gelişim: Farklılık göstermemektedir. Ağırlık, uzaklık yada mum yanan bir odanın atmosferi gözü etkiler. Akademik performans düşük olabilir. 4. Sosyal Gelişim: Göz kontağı kuramama durumunda, korkma, okuyamama. D- EĞİTİMLERİ Eğer çocuk göz hareketlerinin koordinasyonunda güçlük çekiyorsa, elindeki nesneyi görebilmek için gözüne çok yaklaştırıyorsa, zayıf bir el-gözkoordinasyonuna sahipse, bir göz doktoru taraf ından testlere tabi tutulmalıdır. Görme bozukluğunun tam olarak tanılanması şu basamakları içermektedir. 1. Görme hakkında ebeveynlerin ilgi ve merakları.(gözlemleri) 2. Görme keskinliğini ölçen testin (Snellen Scala) başarı düzeyi. 3. Bozukluğun göz doktoru tarafından tespiti. 4. Görme bozukluğunu ölçen gözlükçü ve az görenler alanında uzman kişinin bozukluğun düzeltilmesi konusundaki tespiti. 5. Az görenin fonksiyonel değerlendirilmesi. 6. Oryantasyon uzmanının değerlendirmesi. 7. Okul psikoloğu tarafından zeka testlerinin uygulanması. 8. Görme bozukluğu, öğretmen, oryantasyon uzmanı ve hareket uzmanı,günlük yaşam profesyoneli ve ebeveynlerle, sosyal ve günlük yaşam becerilerindeki gereksinimleri belirleme. Tüm bu tanılama çalışmalarından sonra çocuğun; kavram gelişimi veakademik beceriler, konu şma becerileri, duyu-motor becerileri, sosyal duyusal beceriler, oryantasyon ve hareket becerileri, meslek kabilinden beceriler alanlarındaki değerlendirme sonuçlarına göre gereksinimlerinin belirlenmesi ve eğitim programının hazırlanması gerekmektedir.E ğitimsel değerlendirmede eğitimciler, gözlemleri, ebeveyn,öğrenci görüşmelerini ve resmi olmayan testleri kullanmaktadır.bu sürecintamamlanmas ından sonra bozukluğu olan çocuğa ve tasarlananların işbirliği içerisinde planlı yürütülebilmesi için aileye yardım süreci başlamaktadır. Bunedenle görme bozuklu ğu olan çocukların eğitim programında aşağıdaki alanlarda düzenlemeler yer almalıdır. 1. Okuma-yazma-dinleme:dikkatli dinleme, marjinal dinleme, seçici dinleme, takdirkar dinleme, çözümsel dinleme. 2. Görmenin kullanımı (az görenler için) 3. Oryantasyon ve hareket eğitimi. 4. Günlük yaşam becerileri. Beden imgesi, görme bozukluğu olan çocuklara aşağıdaki altı düzeyde kazandırılmaktadır:1. Dokunu şun farkında olma, bedenin bütünüyle hareket: Bebek dokunulduğu, taşındığı veya yerine konduğu ilk aylar süresince bedeninin düzenini anlamaya başlar. Bebek masajı ve banyo yapma bu konuyu desteklemektedir. 2. Hareket yoluyla beden bölümlerinin farkında olma: Çocuk beden bölümlerini hareket ettirerek baştan aşağıya bedeninin nasıl olduğunu anlamaya başlar. 3. Beden bölümlerinin tanınması: Çocuklar beden bölümlerini tanımayı, bu bölümlerin hareket ettirilmesini sağlayan etkinlikler yoluylaö ğrenirler. Beden bölümlerinin isimlendirilmesi ve gıdıklama oyunlarının oynanması görme bozukluğu olan bebeği güdüleyebilir. 4. Beden düzlemlerinin belirlenmesi: Beden düzlemini belirleme, kişinin kendi bedenini baştan aşağıya, yandan yana, önden arkaya bakış açısından anlamasını içerir. Ancak beden düzlemlerini isimlendirmeyi içermeyebilir. Şapkalar, eldivenler giymek yada bir sırt kaşıyıcısına sahip olmak destekleyici etkinliklerdir. 5. Beden bölümleri ve düzlemlerinin ilişkisinin anlaşılması: Bu düzeydeki çocuk bedenini sodan sağa, önden arkaya ve yukarıdan aşağıya doğru hayali olarak bölebilen bir düzlem olduğunu anlar. 6. Nesnelerle ve alan ilişkilerinde kendini tanıma: Küçük çocuklar bu evrede daha çok sebep-sonuç ilişkisini kavramaya başlarlar.Çevrelerindeki tan ıdık nesneleri hareket ettirmeye başlayabilirler., istedikleri yerlere, kişilere yada nesnelere ulaşmak için belli yollarkullanabilirler. A ğır derecede görme bozukluğu olan çocuğun, bu tür becerileri gerçekleştirebilmesi başlangıçta bir miktar ipucu yada fizikselyard ımla olabilmektedir. Görme bozukluğu olan çocuklar için uygun çere düzenlemesi, donatım ve hazırlanmış eğitim programları yeterliliği ve etkililiği; öğrenmeyi kolaylaştırıcı faktörlerdir. Bu nedenle aşağıdaki noktaları göz önüne almak gerekmektedir. 1. Çocuğa sınıf ortamını tanıtma: Sınıfta görme bozukluğu olan çocuk sınırlı bir şekilde çevresini görür. Öğretmen çocuğa sınıfı gezdirmeli sınıfın her yerini ve tüm materyali dokunarak tanımasına fırsat vermelidir. 2. Öğrenmeyi sağlayıcı sunum: Sözel talimatların açıklığı ve ses tonu az gören veya kör olan çocuklar için çok önemlidir. Çocuğun beklenenibilebilmesi için sözel uyar ıya gereksinimi olmaktadır. Örneğin; bir derse başlanırken “hazır mısınız”, “dinleyin” gibi ifadelerle işaret verilmelidir.E ğitimsel amaç, yeni dersin başında mutlaka açıkça ifade edilmeli ve dersin sonunda tekrarlanmalıdır. 3. Sesin niteliğini yumuşatma: Öğretmen kendi sesini teypten dinlemeli ve analiz etmelidir. Sinirli yada hoşa gitmeyen bir ses görme bozukluğu olan öğrencinin dinlemeyi durdurmasına neden olabilir. Yüksek bir ses yada monoton bir ses ile çocuğun dinleme gereksinimi arasındaki ilişki mutlaka dikkate alınmalıdır. 4. Özel donatımlar için sınıfı düzenleme: Görme bozukluğu olan pek çok çocuk Braille daktilosu, bilgisayar yada ses kayıt cihazı kullanmaktadır. Bumateryallere yer ayr ılması gerekmektedir. Ayrıca bilgisayar ada ses kayıt cihazı için kulaklık kullanılabilir. Daktilonun altına konan lastik parçası sesini yumuşatabilir. 5. Takviye fırsatlar sağlama: Gören bir çocuk sınıfta kendisine yardımcı olacak kendi kendine öğrenme deneyimleri kazanır. Okulda “cadde” kelimesini öğrenebilir. Evine giderken afişlerde yada cadde levhaları üzerinde tekrar bu kelimeyi görebilir. Görme bozukluğu olan bir çocukta bu durum tam tersinedir. Bu çocuğun kendi kendine öğrenme aracılığıyladüzenlenmi ş öğrenmeyi takviye şansı sınırlıdır. Bu sorun sunulan kavramın çeşitli durumlarıyla ilgili çeşitli deneyimlerin çocuğa sağlanması ile çözümlenebilir. 6. Bağımsızlığa teşvik: Görme bozukluğu olan çocuklarda da tüm çocuklarda olduğu gibi temel amaç kendi kendine yetmedir. Bu nedenle çocuklarabunu için f ırsat verilmelidir. Bunun için ise ilk adım olarak bağımsız yürüyebilme konusunda yardımcı oluna bilinir. E- ÖNLEME VE ERKEN TANININ ÖNEMİ a- Görme Yetersizliğinin Önlenmesi: Görme yetersizliğinin önlenmesi görme sisteminde yetersizliği ortaya çıkaran zedelenme durumlarının önlenmesinigerektirmektedir. Görme yetersizli ğine yol açan zedelenmelerin, hastalıklar ve kazalar sonucu olduğu dikkati çekmektedir. b- Görme Engelinin Önlenmesi:Görme engelinin önlenmesiyle düzeltilemeyen görme yetersizliklerinden sonra onların engele dönüşmesini önlemek için alınacak önlemler kastedilmektedir. |
| Son Güncelleme ( Salı, 23 Eylül 2008 02:48 ) |






![]() | Bugün | 8 |
![]() | Dün | 84 |
![]() | Toplam | 11725 |
